PENDİK CAMİLERİ EĞİTİM VE GENÇLİK DERNEĞİ KURULDU

Pendik Camileri Eğitim ve Gençlik Derneği, Pendik Müftülüğü’nde gerçekleştirdiği tanıtım programında bir basın bildirisi sundu.

Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Halil Çelik yaptığı konuşmada; “Sayın müftüm, saygıdeğer yönetim kurulu üyeleri, kıymetli basın mensupları, muhterem misafirler, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bu gün İstanbul’umuzun güzide ilçesi Pendik, eğitimi önceleyen, gençlere ve gençliğe hizmeti hedefleyen, bunları yaparken camiyi merkeze alan yeni bir sivil toplum kuruluşuna kavuşmuş bulunuyor. Kısa ismiyle CAMİDER yani Pendik Camileri Eğitim ve Gençlik Derneği adını verdiğimiz bu kuruluşumuz ilçemize hayırlı olsun. Derneğimizin kuruluşunu, amaç ve hedeflerini kamuoyuyla paylaşacağımız bu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. Değerli basın mensupları, kıymetli misafirler, Kur’an-ı Kerim, yeryüzünde inşa edilen ilk mabedin Kâbe olduğunu bildiriyor. Bahsin geçtiği ayet-i kerimeden anlıyoruz ki insanın tarihi ile mabedin tarihi iç içedir. Mabed ile insan arasındaki bu ortak tarih bilinci, insana, yaratanı ile olan irtibatını ve ona karşı olan kulluğunu hatırlatmaktadır. Bu sebeple CAMİDER, Kabe’nin birer şubeleri olan camileri hayatın merkezine koymayı en önemli vazifesi görmektedir. Çünkü camiler, İslam toplumunun kimliği haline gelmiş; düşüncenin, hayatın ve medeniyetin merkezi olmuştur. Hayat ve ahlak, caminin değerleriyle kurulmuş, şehirler cami merkezli planlanmıştır. Camiler, bireyin inanç dünyasından toplumsal ilişkilere, kulluk ve sorumluluk bilincinin oluşmasından hukukun inşasına, eğitimden sanata, aileden çevreyle ilişkilere, hayatın bütün alanlarına yönelik değerlerin ruh köklerinin birleştiği mekânlardır. Sadece ibadetlerimiz değil, tarihimiz, edebiyatımız, örf ve adetlerimiz camiyle bütünleşmiştir. Camiler sevinçlerimizi ve hüzünlerimizi paylaştığımız evimizdir. Ayrıca birlik ve beraberliğimize, birbirimize olan ihtiyacımıza bir çağrı olan ezan ve salaları ile camilerimiz bizi bir arada tutan en önemli değerlerimizin başında gelmektedir. Peygamber Efendimiz Yesrib’e göç ettiğinde orada ilk önce mescit inşasına başlamış, caminin bir bölümünü ise eğitime tahsis etmiştir. Burada tahsil edilen ilimler ve yetişen nitelikli insanlar sayesinde Yesrib Medine olmuş, cehaletin karanlığı medeniyetin aydınlığına dönüşmüştür. Sonraki dönemde de İslam medeniyetinin kuruluş ve yükselişi her zaman cami ile insanı ve insanın eğitimini birleştiren bu iklimden doğmuştur. Tarihten günümüze binlerce kıymetli din, bilim, fikir, sanat insanını yetiştiren bu medeniyettir. Bizim şanlı ecdadımızın kurduğu İslam medeniyet tasavvuru da yine cami merkezli olmuştur. Şehirleri inşa ederken merkeze camiyi almış, onun etrafına medreseleri ve diğer müştemilatı yerleştirerek, Fatihleri, Yavuzları, Sultan Süleymanları yetiştirmiştir. Zekat verilecek kimsenin bulunmadığı, yabani hayvanlar için bile vakıf kuran büyük bir merhamet medeniyeti vücuda gelmiştir. Bu öyle bir medeniyettir ki gölgesinde yaşayan yirmi iki milyon kilometre karede birçok millet, meşrep, mezhep ve din barış içinde asırlarca yaşayagelmiştir. Kıymetli misafirler, değerli hâzirûn, Ait olduğumuz kültürün ve yüklendiğimiz misyonun bir gereği olarak bizler her caminin toplumsal hayatımızın merkezinde olması gerektiğine inanıyoruz. Zira camilerimiz, Allahın evi, Müslümanların ortak adresidir. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz alternatifi olmayan kutsal mekânlar, tanışıp kaynaştığımız sosyal alanlardır. Dinimizi öğrendiğimiz, öğrettiğimiz mekteplerdir. Camilerimiz her alandan yetkin kişilerin bir araya geldiği, toplumsal sorunlara çözüm üretmek için teşkilatlandığı yegâne adres olmalıdır. Bu bağlamda imam, müezzin, öğretmen, avukat, mimar, mühendis, iş adamı gibi farklı sosyal statülere sahip kişilerin bir araya gelmesiyle oluşmuş olan CAMİDER yönetim kurulu,camilerimizi merkez alarak medeniyetimizin yeni bir dille inşa sürecine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Yeni bir dünya, yeniden büyük Türkiye hayallerimizi gerçekleştirmek için planlı ve nitelikli bir şekilde eğitimin küçük yaşlardan itibaren cami ile başlaması gerektiğini ifade etmek istiyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığımızın öncülüğünde yürütülen cami merkezli okulöncesi eğitimin önemine inanıyoruz. Çocuklarımızın camiden aldığı din eğitiminin sadece Yaz Kur’an Kursu döneminde değil süreklilik arz ederek bütün bir yıl devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu bağlamda tarih şuuru ve bilinci kazandırmak adına tarih konferansları ve okumaları organize etmek, okul derslerini desteklemek amacıyla cami merkezli kurslar tertip ederek onların akademik gelişimine katkı sağlamak, tarih ve kültür gezileri düzenleyip her yaş grubu ile geçmişimizin izlerini sürmek gibi dernek tüzüğümüzde tafsilatıyla yer alan faaliyetlerimizi müftülüğümüzün riyasetinde başta milli eğitim müdürlüğü olmak üzere devletimizin diğer kurumlarıyla koordineli bir şekilde icra etmeyi planlıyoruz. Bizler önce ahlak ve maneviyat diyen nesillerle yüz yıl sonramızı şekillendirmeyi ümit ediyoruz. Bir yıl sonrasını düşünüyorsanız bir tohum ekiniz, on yıl sonrasını düşünüyorsanız bir fidan dikiniz, yüz yıl sonrasını düşünüyorsanız bir insan yetiştirin düsturuyla hareket ederek, geleceğin kahramanlarını yetiştirmeye gayret edeceğiz. Bize bu kutlu yolda destek veren başta saygıdeğer müftümüz Hüseyin Baş beyefendi olmak üzere, yönetim kurulu üyelerime ve sesimize ses vermek için davetimize icabet eden, sesimiz soluğumuz olan siz basın mensuplarına en kalbi duygularımla teşekkür ediyorum. Rabbimizden, çıktığımız bu yolda yürüyen ayağımız, tutan elimiz, gören gözümüz olmasını, hepimize muvaffakiyetler vermesini niyaz ediyorum. Saygılarımla” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.