Avukat Dr. Tuncer Özyavuz: NAZIM HİKMET NEDEN PENDİK’TE EVLENDİ?

Uzun bir yolculukta, uykumu dağıtmak için açtığım radyoda, sunucudan Nazım Hikmet’in büyük aşkı Piraye ile 31 Ocak 1935 günü, benim doğumumdan tam 36 yıl önce Pendik’te evlendiğini duyduğumda çok şaşırdım. Pendik tarihine meraklı ve bir Nazım Hikmet hayranı olarak, o ‘Mavi Gözlü Dev’in, o ‘Minnacık Kadın’ ile Pendik Evlendirme Dairesi’nde evlendiğini hiç duymamış olmama, usta şairin hayatının Pendik’le kesişmesine, onunda bir zamanlar benim dolaştığım caddelerde, sokaklarda, sahilde dolaşmış olmasına hem şaşırmış hem de heyecanlanmıştım.

Ondan sonra araştırmaya başladım. Nazım Hikmet niçin Pendik’te evlenmişti? Pendik’le nasıl bir ilişkisi vardı? Ama bu konuya ilişkin o kadar az bilgi ve kaynak vardı ki, açıkçası çok somut bilgilere ulaşamasam da, bulduklarımı-Pendik tarihine not düşmek için – sizlerle paylaşmak istiyorum.

Piraye, Nazım Hikmet’in Kadıköy’de komşusudur. Bir süre sonra evlenme kararı alsalar da, önceleri Piraye’nin geniş ailesi ve Nazım’ın kız kardeşi ve kocası ile birlikte Erenköy’de Mithat Paşa Köşkü’nde yaşarlar. Fakat bu birliktelik çok uzun sürmez. Nazım, ‘Gece Gelen Telgraf’ kitabında komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle 1933 yılında tutuklanır. Cumhuriyet’in 10. yılı nedeniyle çıkarılan afla 1934 yılında serbest kalır. Bu sıkıntılı cezaevi günleri, Nazım’ın hem Piraye olan aşkını büyütür, hem de en güzel aşk şiirlerinin yazılmasına vesile olur.

Nazım cezaevinden çıktıktan sonra bir yandan ‘Akşam’ gazetesinde ‘Orhan Selim’ takma adıyla köşe yazıları yazmakta, bir yandan da yeni şiirler ve tiyatro oyunları kaleme almaktadır.  Ama bu dönemdeki asıl faaliyeti ‘komünistliğe devam etmek’tir.

Nazım’ın Pendik’le ilişkisini öğrenebilmek için önce Hamdi Alev Şamilof’tan bahsetmek gerekir. Nazım’ın 1922 yılında Moskova’da ‘Doğu Emekçilerinin Komünist Üniversitesi’nde tanıştığı ve oradaki iki yıl içinde iyi bir dostluk kurduğu Hamdi Alev Şamilof ile Türkiye’de de ilişkileri devam etmiştir.

Hamdi’nin soyadının ‘Şamilof’ olması hikayesi de ilginçtir. Trabzon Of’lu olan Hamdi, askerlik yaparken, künyesini ‘Hamdi Şamil Of’ diye okuduğundan bir süre sonra ‘Şamil Of’ ‘Şamilof’a dönüşmüştür. Hızlı bir komünistin adının ‘Şamilof’ olması o dönemde pek hayrına değildir. Bu nedenle polisten çok dayak yediğinden yakınır.

Hamdi Alev Şamilof, Türkiye’ye dönünce, eşi Emine Hanımla beraber Pendik sahilinde, Pavli adasının tam karşısında büfe-kahvehane karışımı bir işletme açar. Bu işletme o dönemde Nazım dahil bir çok komünistin uğrak yeridir.  ‘Yoldaşlar’ , o dönemlerde büyük konakları, geniş bahçeler içindeki tek katlı veya iki katlı evleri, sahildeki çay bahçeleri ile İstanbul’un sayfiye alanlarından olan Pendik’te sık sık biraya gelir, siyasi tartışmalar yaparlardı.

Bu toplantıların bir kısmına o sırada Donanmanın en iyi gemilerinden olan ‘Yavuz Zırhlısı’nde görev yaparken, geminin Pendik açıklarında demirlediğinde karaya çıkan ve Hamdi Alev Şamilof’un işletmesine gelen er ve erbaşlar da katılırlardı.

Özellikle hafta sonları, Nazım Hikmet de sevgilisi Piraye ile birlikte banliyö treni ile geldikleri Pendik’te çok sevdiği dostları Hamdi Alev ve Emine Alev’in ev sahipliği yaptığı sohbetlere Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı, Kemal Tahir Benerci, Kerim Korcan’ın yanısıra birçok Pendik’li aile dostları da katılırdı:  Çoğu zaman yemekli başlayan sohbetler, toplu olarak Pendik sahilinden, o zaman bağ ve bahçelerden oluşan Pendik Burnu’na kadar uzanan yürüyüşlerle devam ederdi. Zaten o tarihlerde Pendik, 3.500 kişilik mübadil nüfusu ile sadece tren yolunun alt kısmından, o zaman ‘Yel Değirmeni’ denilen daha sonra Doğu ve Batı Mahalleleri olarak ikiye ayrılan bugünkü çarşıdan oluşmaktaydı.

Yine bir Pendik ziyareti sırasında Piraye, Nazım’la evlenme kararı aldıklarını söylediğinde, Emine Alev ‘bir akrabalarının çalıştığı Pendik Evlendirme Dairesi’nde işlemlerin daha kolay yürüyeceğini’ belirterek Pendik’te evlenmelerini önermiştir. Bu sohbetten çok kısa bir süre sonra da 31 Ocak 1935 yılında evlenmişlerdir.

Maalesef bu nikah Nazım’a şans getirmemiş, o dönemde ‘cadı avı’na dönen komünizmle mücadele çerçevesinde Nazım Hikmet ve Pendik’te birlikte toplandıkları arkadaşları 1938 yılında ‘Donanma Davası’nda yargılanmış ve çok yüksek cezalar almışlardır.

Bugünün ‘Ergenekon Davası’na çok benzeyen bir yargılama ile bir askeri gemide kurulan mahkemede sanıklardan ‘Yavuz Zırhlısı’nda görev yapan Hamdi Alevdaş adlı bir astsubay, komutanın verdiği sözlü talimatla ‘Pendik’te büfe işleten Hamdi Alev’in evinde Nazım Hİkmet’le konuştuğunu, sonra iki kez de Erenköy’deki Mithat Paşa Köşkü’ne gittiğini, şairin kendisinden erlere gelen mektupları okuyup, yardım etmek için ailesi yoksul olanları belirlemesini’ istemiştir.

Nazım Hikmet, hukuk tarihinin ilk utanç davalarından birisi sayılabilecek bu ‘Donanma Davası’nda sadece bir astsubayın -komutanının sözlü talimat verdiği iddiasını yalanlamasına rağmen- dört yıl öncesi olaylara dayanan, tanıksız, belgesiz ifadesi ile ‘komünist örgütün liderliği’ suçlamasından 13 yıl ceza almıştır. Bu davada Nazım’ın dostları Hamdi Alev ve eşi Emine Alev 18 yıl ceza almıştır.

Uzun yıllar Pendik’te yaşayan Hamdi Alev ve Emine Alev’in şu anda eşinin görevi nedeniyle İsviçre’de yaşadığını öğrenebildiğim tek çocukları Ümit dışında herhangi bir akrabasını bulamadım. Çevremde eski Pendik’li diye bildiğim herkese sorduysam da ne Hamdi ve Emine’yi ne de Ümit’i tanıyan çıktı. Kimdiler? Pendik’e neden ve nereden gelmişlerdi? Nerede oturdular?  Nikah dairesindeki akrabaları kimdi? Şu anda Pendik’te yaşayan akrabaları var mı? Bilmiyorum.

Umarım bu yazı bir vesile olur ve Pendik’in tarihi için önemli ayrıntılar içerdiğini düşündüğüm Hamdi Alev Şamilof ve eşi hakkında daha fazla bilgi ediniriz.

Kim bilir belki, kızları Ümit Hanım sesimizi duyar da bize ulaşır.

Avukat Dr. Tuncer Özyavuz

 

Avukat Dr. Tuncer Özyavuz: NAZIM HİKMET NEDEN PENDİK’TE EVLENDİ?” te bir düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.