BAKIŞ AÇIMIZ FARKLI

Pendik ve İBB Meclis Üyesi Tarık Balyalı: Biz kamu menfaatini gözeten, insan odaklı bir hizmet anlayışına sahibiz. Göreve başlar başlamaz bu anlayışı hayata geçirdik. AKP’nin hizmet anlayışında, önce insan yok. Farkımız bu

Tarık Balyalı ilçemizde yetişen kıymetli siyasetçilerimizden biri. Onu ‘kıymetli’ yapan; siyasi birikimi, istikrarlı çizgisi, problemlere çözüm odaklı yaklaşımı, keskin zekası, açık – anlaşılır ve etkin söylemleri olduğu kadar; alçak gönüllü, nezaketli ve çok çalışkan olmasıdır.

1973 Pendik doğumlu evli ve 2 çocuk babası Balyalı mesleki kariyerini mali müşavir olarak sürdürmektedir.

Siyaset sahnesine 1995 yılında CHP gençlik kollarına üye olarak giren ve sonrasında gençlik kolları başkanlığı, ilçe yönetim kurulu üyeliği, ilçe başkanlığı gibi görevlerde bulunan Tarık Balyalı için ‘çekirdekten yetişme’ tabirini kullanabileceğimiz gibi, Rahmetli Babası Ergun Balyalı’dan dolayı da aileden CHP’lidir diyebiliriz.

2009 – 2014 döneminde Pendik Belediyesi CHP meclis üyeliği, 2014 – 2019 döneminde Pendik Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclis üyeliği yapmış olan Balyalı, 2019 – 2024 döneminde de tekrar Pendik ve İBB meclis üyeliğine seçilmiştir.

Son dönemdeki performansı ile tüm İstanbul ve Türkiye’nin dikkatini çeken Tarık Balyalı, İBB’de CHP grup sözcüsü olması sıfatıyla da ulusal TV ve gazetelerde konuk edilen, görüşlerine başvurulan, haber kaynağı olarak görülen bir siyasetçi niteliğine sahiptir.

Bu başarılı siyasetçimizi biraz daha yakından tanımak – anlamak için kendisine gündeme dair sorular yönelttik.

İşte sizlere o söyleşinin soru ve cevapları:

Hem ilçe belediye meclisinde hem de İBB meclisinde görev yapıyorsunuz. Bu yoğun bir tempo gerektiriyor. Nasıl baş ediyorsunuz?

Öncelikle şunu ifade edeyim. Memlekete hizmet iddianız var ve bu konuda görevler üstlenmişseniz; özel hayatınızdan fedakarlık kaçınılmazdır. Haftanın 3-4 günü İBB ile ilgili çalışmalara katılıyorum. İlçe meclisinde de plan ve bütçe komisyonu üyesiyim. Dolayısıyla aileme ve özel işlerime yeterince vakit ayıramıyorum. Ama çalışmayı, üretmeyi seviyorum. Sorumluluk aldığım her görevi hakkını vererek yerine getirmek gibi bir anlayışım var. Bu ülkede sorunları çözeceksek birilerinin yüksek tempoyla çalışması şart. Elbette yorucu oluyor ama projelendirdiğimiz, gerçeğe dönüştürdüğümüz her hizmet, bize yorgunluğumuzu unutturuyor.

İlçe belediyesinde muhalefetin, İBB’de iktidarın meclis üyesi olarak bulunuyorsunuz. Bu nasıl bir duygu?

Eğer siz kamu menfaatlerini gözetiyor, parti ayrımı yapmaksızın vatandaşların sorunlarını çözmek, onların yaşam kalitelerini yükseltmek için çalışıyorsanız; muhalefette ya da iktidarda olmanız önemli değil. Biz her iki durumda da bu anlayışla hizmet üretiyoruz.

 

Özellikle son dönemde ulusal TV ve gazetelerin aradığı, görüşlerine başvurduğu bir isim oldunuz. Bu nasıl oldu?

Ben İBB’de partinin grup sözcüsüyüm. Parti adına görüş ve önerileri dile getirmekteyim. Ekrem İmamoğlu’nun belediye meclis toplantılarını canlı olarak vatandaşlarla paylaşması neticesinde; bu toplantılarda yaşananlar gözler önüne serildi.

Ben de konulara hakimiyetim, yapılan yanlış işleri ifşa etmem, kamu menfaatlerini savunma tarzım, olaylara getirdiğim yorumlar dolayısıyla program yapımcılarının, habercilerin dikkatini çekmiş oldum herhalde. Ama bu kapıyı açan isim, başta da ifade ettiğim gibi Sayın İmamoğlu oldu.

Bu çıkış sizi nasıl etkiliyor?

Vatandaşlarımızın da her seferinde ifade ettiği üzere; ben herkesin rahatlıkla ulaşabildiği, görüşebildiği bir siyasetçiyim. Havalara girip halktan uzaklaşan, her şeyi kendisinden menkul sayan siyasetçilerin akıbetleri ibret verici olmuştur.

Oturduğu koltuktan güç alan değil ona hakkını vermeye çalışan bir siyasetçi anlayışını korumaya özen gösteriyorum ve bu hep böyle sürecek.

Geçmiş döneme kıyasla İBB’de değişen ne ve şu ana kadar neler yapıldı?

İBB’de özellikle bizden önceki son dönemde oldukça sıkıntılı – başıbozuk bir süreç yaşandı. Bunu AKP tarafı da kabul ederek çeşitli platformlarda adeta itiraf etti.

Hesapsız borçlanmalar, yarım kalmış – başlatılamamış projeler, bir sürü yanlış uygulama sonucu sorunlarla anılır bir İstanbul devraldık. Yaşanılır bir kent olmaktan çıktığı gerekçesiyle de son 5 yılda İstanbul’dan göçler başladı.

Biz göreve başladığımızda kamu menfaatlerini gözeterek, yaşam kalitesini artırmaya yönelik insan odaklı projeleri hayata geçirmeye başladık. Şehre ve insana bakış açımızı hizmetlerimize yansıtıyoruz. İstanbul artık halka rağmen, ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla değil, halkla beraber yönetiliyor.

Kamuoyu araştırmalarını sürekli hale getirerek; mevcut sorunları bizzat vatandaşın kendisinden öğreniyor, çözüm önerilerini dikkate alarak uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Bu noktada yalnızca Pendik’te on binlerce vatandaşımızın görüş ve önerilerini aldığımızı belirtmek isterim.

Bu arada henüz 4 aydır işbaşındayız. 25 yıldır biriken sorunların tamamını bu sürede sıfırlayamayız. Ama bunu başarmak için yeni ve sağlıklı bir başlangıç şarttı. Bunu başlatmış bulunuyoruz.

Bu süreçte ulaşım ve su hizmetlerinde indirim, çocuklara ücretsiz süt, metro ve otobüs hatlarına kolay ulaşım imkanı, yarım kalan çökme riski taşıyan metro tünellerine müdahale, Ataşehir ve Göztepe metro inşaatlarını yeniden başlatma, Kemerburgaz Kent Ormanı Projesi gibi sayısız hizmeti sürdürüyoruz.

Kasım ayı içerisinde ‘Deprem ve Kentsel Dönüşüm’ , ‘Raylı Sistem’ çalıştaylarını ayrı ayrı gerçekleştirdik.

Şehrimizde tarım ve hayvancılık politikasını önemsiyoruz. Bu kapsamda Pendik Göçbeyli Köyü’nü İstanbul’un en önemli tarım merkezi haline getirmek için bir projeye start verdik. İlimizde 150 köy var ve bu projeyi tüm köylerimize uyarlamayı hedefliyoruz.

Yine özellikle ihtiyaç duyulan alt gelirli mahallelerde 150 çocuk kreşi projelendirdik. İlki Pendik Dolayoba’da olmak üzere 11’inin temelini attık bile.

Dikkat ederseniz tüm bunlar, doğrudan halka dokunacak uygulamalar ve vatandaşlarımız da bu durumdan oldukça memnun.

Sizin bir Pendikli olarak İBB’de de önemli bir konumda görev almanızın ilçemize olumlu yansımaları oluyor mu?

Pendik geçmişte İBB’den yeterince yatırım ve hizmet alamadı. Bu yüzden de bazı sorunlar kemikleşmiş olarak kaldı. Bizim dönemimizde bu sorunların kısa süreçte çözümleneceğini göreceğiz.

Ben aynı zamanda bir Pendikli olarak, Pendik ve Büyükşehir arasında bir köprü kurulması yönünde rol üstlenmiş bulunuyorum.

İlk kreşin Dolayoba’da başlatılması, Tarım ve Hayvancılık Projesi’nin ilk ayağının yine Pendik Göçbeyli’de olması tesadüf değil elbet.

Göreceksiniz, Çınardere’deki kangrene dönüşmüş gecekondu meselesi de Pendik Belediyemiz ile istişareler sonucu kısa sürede çözüme kavuşturulacak.

Uzun yıllardır yenilenmeyen Dolayoba Spor Kulübü binası da yıkılıp yeniden inşa edilecek.

Son sorumuz ülke gündemi ile ilgili olsun. Bize sizin bakış açınızdan bir durum özeti yapar mısınız? Bir erken seçim olur mu? Olursa ne olur? Pendik’te durum değişir mi?

Artık dünya değişti, değişmekte. Eski siyaset anlayışı da tarih oluyor. Kavgacı, küfürcü, uzlaşmaz, ayırımcı, halktan kopuk siyasetçilerin ülkemizi getirdiği nokta ortada.

İçerde bozuk ekonomi, işsizlik, pahalılık, geçim zorluğu, siyasi – sosyal ve kültürel anlamda ayrımcılık, hukuksuzluk, adaletsizlik, sınıfta kalmış bir eğitim sistemi ve daha sıralayabileceğimiz bir sürü olumsuzluk var. Dışarıda ise, uygulanan yanlış politikalar sonucu neredeyse tüm dünyayı karşımıza almış bulunuyoruz.

Ama bu böyle gitmeyecek. Türk halkı 23 Haziran’da yapılan İstanbul seçimlerinde, yeni bir başlangıç için yeni bir yol aradığını ve bu yolun ne olduğunu göstermiş bulunuyor.

Erken bir seçim olur demiyorum ama önümüzdeki ilk seçimlerde İstanbul’da yaşanan siyasi değişimin tüm Türkiye’ye yansıyacağını söyleyebilirim. Tabi bu yansıma Pendik ilçesinde de kendini gösterecektir.

İlçemizde, şehrimizde, ülkemizde yaşanan bunca olumsuzluklar halkın gerçekleri görmesini sağlamış ve iyiyi – doğruyu – güzeli – liyakatli olanı işbaşına getirme süreci başlatılmıştır.

Bu vesile ile ‘Her şey çok güzel olacak’ diyor, geleceğe umutlu baktığımı ifade etmek istiyorum.

BAKIŞ AÇIMIZ FARKLI” te bir düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.