Yazar Arşivleri: Metin Yazıcı

40 YAŞINI GEÇMEK

Birçok dergi – gazete ve sosyal medya ortamında yapılan sorulu – cevaplı kişisel testlerle; duygu ve düşünce dünyanız, ne ve nasıl biri olduğunuz hakkında; netice veren bir kişilik sorgulaması gerçekleştirilebiliyor. Bu, ilgi de duyduğumuz bir şey. Örneğin çeşitli şıklardan oluşan,  “En beğendiğiniz şarkı hangisi?” sorusuna “Çikita Muz! Çikita Muz!” ya da “Sanki ejderhası var” gibi cevaplar […]

DEĞİŞMEYENİ GÖRMEK

O bir şeye kafasını takmıştı bir kere. Ödeyemediği bir borcu mu vardı, birisi kalbini mi kırmıştı, tuttuğu takım mı yenilmişti, patronuyla sorun mu yaşıyordu bilinmez… Durgun, dalgın, asık suratlıydı. Çevresinde ne varsa ebedi küs kalacakmış gibi duruyordu. Hayat; fırından yeni çıkmış ekmek gibi, mis kokuyordu… Kızı sevmişti. En azından bana anlatırken “Valla sevdim abi” demişti. […]

200 YIL ÖNCE

200 yıl evvel dünyada yoktum. Ama fotoğraf makinası, telefon, asansör, radyo, uçak, çamaşır – bulaşık makinesi, televizyon, internet de yoktu… 2020 yılındayız. 200 yıl evvel tarih 1820’idi. 1820 yılı günümüze o kadar uzak değil. Yani o yıllardan bahsederken, milattan önceki yıllardan değil, oldukça yakın bir zamandan bahsetmiş oluruz. 1820’de mesela babamın dedesi muhtemelen çocukluk yıllarını […]

ÖNEMLİ OLAN

Zaman; en kibar üslupla ‘’Bir saniye bekler misiniz?’’ şeklindeki ricanızı bile dikkate almayacak kadar kaba bir şey! Ve yaşadığımız her an – her şey ‘bunu saymıyorum’ diyerek yeni baştan aynısını yapamayacağımız geçmişimizdir. Bu durum, birçoğumuzun işine gelmez tabi ki. Hep 20 yaşında kalmak söz konusu olamayacağından, yıllar geçse de; gönül avunmak, hissettiği yaşta olmak ister. […]

DEFOLU YAŞAMLAR…

Bir mağazanın vitrin camında, kocaman harflerle yazılı ‘defolu halılar gelmiştir’ ibaresiydi dikkatimi çeken. Halı almak gibi bir niyetim yoktu. Ama o ibare beni mağazadan içeri çekmeye yetmişti. Rengarenk, birbirinden çarpıcı motiflerle süslü, her biri ayrı güzellikteki halılar arasında dolaşıverirken buldum kendimi. Seç beğen, dilediğini ucuza satın alabilmek de mümkündü. Hem çoğunun defosunun neresinde olduğu belirsizdi. […]

FEVKALADENİN FEVKİNDE

Geçtiğimiz yıllarda bir televizyon kanalında yayınlanan Pop Star yarışmasının, jürideki ağır toplarından Bülent Ersoy, yarışmacılarla ilgili oldukça iyimser yorumları ile dikkatimi çekmişti. Yarışmacı şarkıyı söylerken birazcık detone olsa, tutuk kalsa da önemli değil;  eğer Bülent Hanım sergilenen performansta genel anlamda olumlu bir- iki pırıltı varsa; basıyor yarışmacıya yaldızlı  pekiyiyi… ‘Fevkaladenin fevkindeydi’ diyor, yani onda bir […]

EİNSTEİN’İN KULAĞINI ÇEKMEYİN!

Dünyanın en ünlü matematikçilerinden Albert Einstein, çocukluk yıllarında oldukça içine kapanık biriymiş. Ailesi; onun ileride hayatını kazanmakta zorluk çekeceğini düşünerek endişe duyarmış. Dünyanın en ünlü heykeltıraşlarından Rodin, tam üç yıl üst üste girdiği güzel sanatlar okulunun sınavlarını kazanamamış. Dünyanın en ünlü müzisyenlerinden Beethoven uzunca bir dönem ciddiye alınmamış. Ünlü İngiliz Matematikçi ve Fizikçi Newton, ilkokulda […]

ADRES SOSYOLOJİSİ

Bana bir adres sor ya da tarif et, sana kim olduğunu söyleyeyim.  Herkes hayatında birkaç kez adres sormuş ya da tarif etmiştir. Bu durum tanıdık bildik bir şeydir o yüzden. Başımıza gelen en güzel şey olmamakla birlikte; severiz, nefret ederiz ya da katlanırız ama atsak atamayız satsak da satamayız. Başka ülkelerde, başka insanlar nasıl adres […]

MUTLULUK CETVELİ

Sana bir teklifim var: Kendin için bir cetvel tutmaya başla. Günlük gibi bir şey olsun. Adına ‘mutluluk cetveli’ de. Her 24 saatin sonunda, yaşadığın günden memnun kalmış keyif almışsan; cetvelin o karesine (+) yok eğer memnun kalmamışsan (-) işareti koy. Günün değerlendirilmesinde tamamen özgürsün. Diyelim ki çobanlık yapıyorsun. Sürülerini iyi otlattığın bir gün geçirmişsen ve […]

EVET! BİR ‘BEKA’ SORUNUMUZ VAR!

Türkiye’nin siyasi yapısı uzun yıllar DYP, CHP, MHP ve MSP olmak üzere 4 temel eğilim üzerinden irdelenirdi. Sonrasında, partisinin içinde söz konusu bu eğilimleri buluşturan – kaynaştıran oluşumlar (ANAP gibi) popüler oldu ve iktidarı kazandılar. Siyasi tablo da her canlı organizma gibi evriliyor. Takip eden dönemde de, bu dört eğilimin keskin hatlarının yumuşadığına, etkinliklerinin zayıfladığına, […]